Emtia Fiyat Bülteni 2020’03

Değerli Meslektaşlarımız,

TÜSMOD Emtia Fiyat Endeksi 2020 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0.05 azalırken, bir önceki yılın Aralık ayına göre %1.28 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %5.22 artış gösterdi.

 

Satınalma ve Tedarik zinciri yönetimi alanında mesleki standartlar geliştirmek, meslektaşların güçlendirilmesi ve yeni meslek unvanlarının tanımlanması ile birlikte Ülkemizde tedarikçi portföyünün geliştirilmesi, yerli ve milli üretimin desteklenerek, daha rekabetçi bir Türkiye amacıyla tedarik zinciri yönetiminin tüm taraflarını bir araya getirecek ‘CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’ni, 18 Nisan 2020 tarihinde İstanbul’da yapılacak. (Corona Virüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında zirve tarihi değişecektir.)

Satınalma ve Tedarik Yönetimi üst meslek örgütü olarak hareket eden TÜSMOD tarafından organize edilecek zirvede; Türkiye’den ve Dünya’nın farklı ülkelerinden gelen konuşmacılar; Dijital Satınalma Yönetimi, Sürdürülebilir Risk Yönetimi, İnovatif Tedarikçi İlişkileri Yönetimi, Global Yetenek Yönetimi, CEO&CPO Vizyon 2023 olarak beş ana konuda görüşlerini aktaracaklar. Güncel tedarik risklerinin de ele alınacağı zirvede; yerli ve milli ürünlerin satınalınmasının önemi de vurgulanacak. Yerli ve Milli üreticilerimizin global firmaların üst düzey satınalma yöneticilerine ürünlerini tanıtma fırsatı bulacağı zirveye, Ticaret bakanlığının destek vermesi bekleniyor. CPO Türkiye, deneyimli satınalmacılarla, bu meslekte yeni ve genç meslektaşlarımızı aynı platformda buluşturup, bilgi ve deneyim paylaşımı ile yeni teknoloji ve trendlerin tanıtılması bu etkinliğin başlıca çıktısı olacaktır.

Dünya’nın haberine göre; ekonomistler yeni adıyla Covid-19 salgının Çin ekonomisine verdiği zarar nedeniyle küresel imalat sektörünün 2020 yılının ilk yarısında resesyondan çıkamayacağını öngörüyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (Unctad) verilerine göre Çin dünyadaki elektrik ve elektronik parça ihracatının %30’unu gerçekleştiriyor. Bu oran Almanya’nın payının beş katına denk geliyor. Allianz Araştırma Ekonomisti “Salgın nedeniyle küresel imalat sektörü 2020’nin ilk yarısında resesyondan çıkamayacak. En büyük risk ise elektronik ve bilgisayarlar” değerlendirmesini yapıyor. Çin’de tedarik zincirinde yaşanan aksamalar özellikle elektronik üretiminde önemli bir yer kapsayan Asya ekonomilerini sert vurabilir. Deutsche Bank salgının başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği ekonomilerindeki iyileşme açısından büyük bir risk olduğunu belirtiyor. Özellikle otomotiv sektöründe Daimler gibi büyük üreticilerin yedek parça ve üretimde Çin fabrikalarına bağımlı olması nedeniyle salgın Almanya ekonomisinin lokomotif sektörlerinden otomotive önemli risk oluşturuyor.

Emtia piyasaları da dünyanın en büyük emtia ithalatçısının Çin olması nedeniyle en kötü yıllarından birini yaşıyor. JP Morgan’ın ilk çeyrek için büyüme öngörüsünü %6,3’ten %1’e indirdiği Çin’deki salgın, bakır, demir cevheri, nikel, alüminyum ve sıvı doğal gaz fiyatlarını ciddi oranda düşürdü. Brezilya, Güney Afrika ve Avustralya gibi emtia ihracatçısı ülkelerin para birimleri dahi salgın nedeniyle yakın zamanların en düşük düzeylerine geriledi. Çin sanayi sektörünün fabrika kapatmalarıyla sarsıldığı 2020’nin başından bu yana demir cevheri fiyatları %10’un üzerinde düşerken, bakır ve paslanmaz çeliğin en önemli ham maddesi nikel fiyatları %8 düştü. Çinko ve alüminyum fiyatları da yılbaşından bu yana %5 düşüşte. Altın, Japon yeni ve tahvil gibi güvenli limanlar ise gelişmelerle tekrar yükseliş trendine girdi. Enerji araştırmaları konusunda danışmanlık veren Wood Mackenzie Çin’in doğalgaz talebinin şubatın ilk haftası itibarıyla 2 milyar metreküp düştüğünü tahmin ediyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) ardından Oxford Economics de küresel petrol talebinin 2020’de 200 bin varil/gün azalacağını ve 900 bin varil/güne düşeceğini öngördü. OPEC de toplam talep öngörüsünü 230 bin varil/gün düşürmüştü. Asya başta olmak üzere küresel piyasalar, önceki gün salgının Nisan’da sonlanacağına ilişkin iyimserlikle yükseldikten sonra dün yönünü tekrar aşağı döndü. Uluslararası Enerji Ajansı da salgının Çin’in petrol talebini ilk çeyrekte ciddi vurması nedeniyle küresel petrol talebinde on yıldan fazla bir süredir ilk kez çeyrek bazda düşüş görüleceğini öngördü. Kuruluşun dün yayınladığı aylık petrol piyasası raporu öngörülerine göre ilk çeyrekte küresel petrol talebi bir yıl öncesine göre 435 bin varil/gün daha düşük düzeyde olacak. Çin’deki corona virüsü salgının küresel ekonomide endişeleri artırırken, İngiliz Financial Times gazetesinde yayımlanan bir analizde Türkiye ekonomisinin salgından olumlu etkilenebileceği öngörüsüne yer verildi. “Corona virüs küresel büyümeyi vuracak” başlıklı analizde, ING Bank ile IMF verilerinden yararlanılarak hazırlanan bir tabloya hazırlandı. Ayrıntısına dair bilgi verilmeyen hesaplamaya göre, Çin ekonomik büyümesinde salgın kaynaklı 1 yüzde puanlık bir yavaşlama Türkiye ekonomik büyümesini 0.05 yüzde puan gibi küçük bir oranda da olsa olumlu etkilenebilir. Salgından en çok etkilenebilecek ülke olarak ise, Güney Kore’ye işaret edildi. Çin ekonomik büyümesindeki 1 puanlık yavaşlamanın Güney Kore ekonomisini 0.35 puan yavaşlatabileceği öngörüldü.

AA Haberine göre; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), “Koronavirüs: Dünya Ekonomisi Risk Altında” başlıklı Ekonomik Görünüm ara değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda, koronavirüsün (COVID-19) şu ana kadar dikkate değer ekonomik  aksamalara neden olduğu, Çin’in üretimindeki azalışın küresel ekonomi üzerinde  kendisini hissettirdiği ve küresel ekonomik görünümde belirsizliğin yüksek olduğu kaydedildi. Çin’de virüs salgınının bu yılın ilk çeyreğinde zirve noktasının  görmesi, diğer ülkelerde de ılımlı seviyede seyretmesi ve kontrol altına alınması  durumunda, küresel ekonomik büyümenin bu yıl bir önceki tahmine göre (Kasım 2019)  0,5 puan daha düşük seyretmesinin beklendiği belirtilen raporda, bu senaryo  çerçevesinde küresel ekonomik büyüme tahmini %2,4’e çekilirken, 2021 büyüme  tahmini ise 0,3 puan artırılarak %3,3’e yükseltildi. Öte yandan raporda, koronavirüs salgının Asya Pasifik, Avrupa, Kuzey  Amerika gibi bölgelerde uzun süreli ve yoğun bir şekilde devam etmesi durumunda bunun küresel ekonomik görünümde ciddi bozulmaya neden olabileceği, bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda ise küresel ekonomik büyümenin %1,5’e kadar  gerileyebileceği uyarısında bulunuldu. Geçtiğimiz yıl küresel ekonomik büyümenin %2,9 ile zayıf bir  büyüme gerçekleştirdiği belirtilen raporda, 2020’nin ilk çeyreğinde küresel  ekonomik büyümenin negatif dahi gelebileceği kaydedildi. Raporda, koronavirüs salgının güven ortamı, finansal piyasalar,  seyahat sektörü ve imalat tedarik zincirinde yarattığı olumsuz etkiler ve  aksamalar nedeniyle G-20 ülkelerinin büyüme tahmininde de aşağı yönlü revizyona  gidildiği belirtildi. G-20 ülkelerinin 2020 yılına ilişkin büyüme tahmini 0,5 puan azaltılarak %2,7’ye düşürülen raporda, 2021 yılına ilişkin büyüme tahmini  ise 0,2 puan artırılarak %3,5’e yükseltildi. OECD raporunda, Euro Bölgesi’nin bu yıla ilişkin büyüme tahmini 0,3  puan azaltılarak %0,8’e çekilirken, 2021 yılına ilişkin büyüme tahmini %1,2’de sabit tutuldu. Büyüme tahmini, ABD ekonomisine ilişkin 2020 yılı için 0,1 puan  azaltılarak %1,9’a çekilirken 2021 için 0,1 puan artırılarak %2,1’e  yükseltilen raporda, Çin ekonomisine ilişkin olarak da 2020 yılı için 0,8 puan  azaltılarak %4,9’a çekilirken 2021 yılı için de 0,9 artırılarak %6,4  olarak öngörüldü. OECD raporunda, büyüme tahminleri Almanya’ya ilişkin olarak 2020 için  0,1 puan azaltılarak %0,3’e düşürülürken 2021 için %0,9’da sabit  tutuldu, Fransa’ya ilişkin olarak ise 2020 için 0,3 düşürülerek %0,9’a  çekilirken 2021 için 0,2 puan artırılarak %1,4’e çıkarıldı. Raporda, büyüme tahmini İtalya’ya ilişkin olarak da 2020 için 0,4 puan azaltılarak %0’a  çekilirken 2021 için %0,5’te sabit tutuldu. Büyüme tahmini, İngiltere’ye ilişkin olarak 2020 için 0,2 puan, 2021  için de 0,4 puan azaltılarak her iki yıl için de %0,8’e düşürülen raporda, Hindistan’a ilişkin olarak da 2020 için 1,1 puan azaltılarak %5,1’e, 2021 içinse 0,8 puan azaltılarak %5,6’ya çekildi. Raporda, Türkiye’nin de bu yıla ilişkin ekonomik büyüme tahmini 0,3 puan düşürülerek %2,7’e çekilirken, 2021 büyüme tahmini ise 0,1 puan  artırılarak %3,3’e yükseltildi.

Tüm bu gelişmeler altında, emtia fiyat analizleri aşağıdaki şekilde ele alınmıştır.

 

Metal-Demir-Çelik :

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Bakır fiyatları Şubat ayını %0.04’lük artış ile 5.571 dolar/ton seviyelerinde kapatırken, LME Bakır Stokları ise Şubat ayında %20.72’lik artış gösterdi. Bakır fiyatlarındaki düşüş, Şubat ayında Çin’den gelen olumsuz üretim verilerinin ve koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl için küresel büyüme beklentilerinin yavaşlamasına bağlı olarak gerileyen talep beklentilerinin yansıması şeklinde yorumlandı. Ayrıca, Şubat ayı sonunda yükselen bakır deposu seviyeleri, fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı. Şili’de bakır ihracatı, Çinli alıcıların liman kapatmaları nedeniyle sevkiyatları ertelemesinin ardından Şubat ayında soğumaya başladı. En büyük metal tüketicisi olan Çin’de ortaya çıkan Corona virüsü nedeniyle oluşan durgunluğun tüm emtia fiyatlarını negative yönde etkilemesine rağmen, Fitch analistleri 2020 için mevcut fiyat tahminini yukarı doğru revize etti. Analistlere göre, küresel büyümenin zayıflaması önümüzdeki aylarda fiyatların üzerinde düşüş baskısı yaratmaya devam edecektir. Bununla birlikte, büyümenin 2020’nin sonuna doğru daha iyi bir bazda olması beklenmektedir. Bu doğru olur ise, bakır fiyatları diğer ana metallerden daha hızlı şekilde artacaktır. Nitekim, yeni maden projelerinin yıllara göre yetersiz olması, bakır arzının bu yıl da kısıtlanmaya devam edeceği anlamına geliyor ki bakır piyasasının derin bir açıkta kalması olasılığı gerçekleşebilir. Bununla birlikte, yavaşlayan Çin ekonomisinin bakır talebi üzerindeki olumsuz etkisinin üç temel faktörle dengelenmesi beklenmektedir : İlk olarak, bakır hızla büyüyen ve önümüzdeki on yıl içinde kritik önem kazanabilecek birkaç yeşil teknolojide yoğun olarak kullanılmaktadır. İkincisi, gelişmekte olan birçok ülkede GSYİH büyümesinin bir miktar yavaşlaması beklenmesine rağmen, bakır tüketiminin önemli ölçüde daha yüksek olduğu görülüyor. Üçüncüsü ve en önemlisi, ince boru sistemleri gibi bakır tüketen yeni projelerin, bakırda arz açığı oluşturması beklenmektedir. Bazı analistlere tore bakır fiyatları 2025 yılında yıllık ortalama 8.470 dolar/ton zirvesine bile ulaşabilir. Ancak, son on yılda, hem rafine hem de hurda arzı artışı göz önüne alınırsa, bakır fiyatlarının bu seviyelere çıkma olasılığı önemli ölçüde azalıyor. Fitch ise bakır fiyatlarının toparlanmasını ve önümüzdeki aylarda 5.713 dolar/ton spot seviyelerinden 2020 yılında yıllık ortalama 6.005 dolar/ton’a yakın veya daha yüksek bir seviyeye yükselmesini bekliyor. Focus Economics analistlerine göre; orta vadeli fiyat görünümü, sınırlı üretim kapasitesinin yanında elektrikli araçlar ve yeşil enerji projeleri gibi yeni teknolojilerde bakır talebinin artmasıyla birlikte yukarı yönlü hareket ederek; fiyatlar 2020’de ortalama 2.76 USD/lb ve 2021’de  ortalama 2.87 USD/lb seviyelerinden işlem görecek.

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Alüminyum fiyatları Şubat ayını %2.72’lik azalış ile 1.663 dolar/ton seviyelerinde kapatırken, LME Alüminyum Stokları ise Şubat ayında %16.00’lik azalış gösterdi. Alüminyum stok değerlerinin iki aydır üst üste %10’nun üzerinde düşmesi fiyat yükseliş riskini arttırıyor. Otomotiv, inşaat ve imalat sektörleri başta olmak üzere Çin’deki alüminyum tüketen endüstrilerdeki yavaşlamanın yanında; ABD’nin alüminyum üzerindeki gümrük vergilerini ana metal türevlerini kapsayacak şekilde genişletme yönündeki hareketi, alüminyum fiyatlarını üzerinde düşüş baskısını arttırdı. Analistlere göre zayıf talep, kısa vadede alüminyum fiyatını da etkileyecek. Ancak bakır gibi, alüminyum fiyatları da 2020’nin ikinci yarısında küresel büyümede göreceli bir istikrarın etkisi ile artacak. Fitch analistelerine göre Alüminyum talebi 2019 yılından daha fazla olacak ve 2020 yılı ortalaması 1.850 dolar/ton seviyesine gelecek.

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Nikel fiyatları Şubat ayını %4.06’lık azalış ile 12.155 dolar/ton seviyelerinde kapatırken, LME Nikel Stokları ise Şubat ayında %20.15’lik artış gösterdi. Çin’deki seyahat kısıtlamaları ile azalan Nikel talebinin yanında, paslanmaz çelik sektöründeki dönemsel ve döngüsel zayıflık ve artan stoklar, nikel fiyatlarının düşüşündeki en önemli nedenler olarak yorumlandı. Outokumpu paslanmaz çelik Mart ayı prim fiyatlarını; 430 kalite için 14 EUR/ton azalış, 304 kalite için 79 EUR/ton azalış ve 316 kalite için 38 EUR/ton azalış ile açıkladı. Analistlere göre; Endonezya’nın nikel cevheri ihracına yönelik yaptırımlarının beklenenden erken olması nedeniyle, nikel fiyatları zaten oldukça yükseldi. 2019’da düşen küresel nikel talebinin 2020’de daha da yavaşlayacağı ve Filipinler’den artan ihracat göz önüne alındığında nikel fiyatları üzerinde düşüş baskısı devam edecek. Fitch analistelerine göre Nikel için 2020 yılı ortalaması 13.498 dolar/ton seviyelerinde olacak.

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Çinko fiyatları Şubat ayını %9.04’lük azalış ile 2.018 dolar/ton seviyelerinde kapatırken, LME Çinko Stokları ise Şubat ayında %51.23’lük artış gösterdi. Çeliğin galvanizlenmesinde kullanılan Çinko’nun azalan üretim ile düşen talep ve Çin limanlardaki nakliye kısıtlamaları nedeniyle artan stokların etkisi ile fiyatlar düşüş eğiliminde oldu. Vedanta’nın Namibya’daki Skopion rafinerisi gibi Çin dışında da görülen bazı arz kesintilerinin yarattığı endişe ile Fitch analisteleri, Çinko  için 2020 yılı ortalamasının 2.450 dolar/ton seviyelerinde olmasını öngörüyor.

Londra Metal Borsası (LME) verilerine göre Kurşun fiyatları Şubat ayını %0.32’lik azalış ile 1.868 dolar/ton seviyelerinde kapatırken, LME Kurşun Stokları ise Şubat ayında %1.50’lik artış gösterdi. Aynı dönem için LME Kalay fiyatları %0.15’lik azalış ile 16.200 dolar/ton olurken, LME Kalay stokları %11.61’lik artış gösterdi. Kurşun üretim tesislerinde ve depolarda kalan stoklar, lojistik darboğazları, karantinaya alınan işçiler, Çin yeniyıl tatili sırasında kapatılan izabe tesislerinin faaliyete başlamasının ertelenmesi fiyatların üzerinde düşüş baskısı yarattı. Elektronik ve imalat sektörleri başta olmak üzere Çin’deki kalay tüketen endüstrilerdeki yavaşlama ve Endozya’nın en büyük kalay madeni üreticisi PT Timah’ın bu yıl üretimi %5 oranında arttıracağı haberi ile kalay fiyatları da tüm emtialarda görüldüğü gibi düşüş yönlü hareket etti. Fitch analistelerine göre Kurşun için 2020 yılı ortalaması 1.850 dolar/ton seviyelerinde olurken, aynı dönem için Kalay fiyatları ortalama 18.500 dolar/ton seviyesine yükselecek.

Demir Cevheri fiyatları, Şubat ayını yatay bir hareket ile 84 dolar/ton seviyelerinde kapattı. Demir cevherinin kullanıldığı çelik talebinin sadece Şubat ayında 30-40 milyon ton azaldığı düşünülürse, talebin ciddi oranda azaldığı görülüyor. Kısa vadede fiyatlarda bir yükseliş beklenmemesine rağmen şiddetli yağışların etkisi ile Brezilya Vale firmasındaki üretim azalışı, düşüş etkisini azaltabilir. Analistlere göre, demir cevheri piyasasında özellikle Avustralya’dan gelen ihracat hacminin yükselmesi ile ortaya çıkacak arz fazlası, fiyatları keskin bir şekilde düşürebilir.

 

Plastik ve  Kauçuk :

Şubat ayında yurtiçi plastik piyasasında genel olarak yatay bir hareket ile ortalama %0.08’lik artış görülürken, en yüksek artış %0.65 ile ABS’te görüldü. Yurtdışı PA piyasasında ise Şubat ayında %0.18’lik azalışlar görüldü. Chemorbis haberlerine göre, Türkiye’de yeni kapasitelerden teklifler ve yavaş talep, Mart PE beklentilerini zayıflattı. Türkiye’de ithal PE fiyatları Aralık sonundan bu yana yükseliş eğilimli seyrediyordu. Orta Doğu’dan azalan tedarik ve ABD’li üreticilerin stok boşaltma faaliyetlerinin sona ermesiyle birlikte pazar rotasını yukarı çevirmişti. Ancak, Şubat ayının ikinci yarısına doğru bir dizi faktör havayı gevşetti. Alıcılar, Çin’de döenmde görülen PE düşüşlerinin boyutunu gözlemlemek amacıyla beklemeye çekildi. Artan sayıda alıcı Azerbaycan (SOCAR), Rusya (SIBUR) ve Güney Kore’de (Hanwha Total Petrochemical) faaliyete geçen yeni tesislerden teklif aldığını bildirdi. Özellikle YYPE film ve boruluk 100 (siyah) için rekabetçi teklifler verildi. Öyle ki, söz konusu fiyatlar mevcut ithal fiyat aralığının alt sınırlarının 40-60$/ton kadar altında yer aldı. Bazı alıcılar Çin’de kapasite kullanımına ilişkin devam eden belirsizlik ve coronavirüsün global ekonomiler üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ikinci çeyreğe uzanan kasvetli bir tablo oluştuğu yorumunu yaptı. Bu oyunculara göre, ilerleyen dönemde global faktörler Türkiye PE piyasası üzerinde baskı kuracak. Dolayısıyla, sadece acil ihtiyaçların hemen teslim mallarla karşılanması daha mantıklı görülüyor. Çin’in ithal PE piyasasında zayıflayan eğilim, Orta Doğu ve Asya’daki süregelen bakım duruşlarının hava üzerindeki etkisini hafifletti. Çin’de, ithal PE teklifleri geçen haftaya kıyasla bazı durumlarda 10-20$/ton geriye geldi. Devam eden coronavirüs (COVID-19) tehdidi ve biriken yurtiçi stoklar talebi durağan kılarken; bu durum ülkedeki PE fiyatlarını aşağı çekti. Çoğu Asya piyasasında PVC fiyatları, sıkışık arz ve Hindistan’da sezona bağlı canlı talepten destekle Aralık ayından Şubat ortasına kadar yükseldi. Ancak, piyasadaki güçlü hava son günlerde gevşeme sinyalleri veriyor. Bu durumun ardında, Çinli üreticilerin virüsün vurduğu yurtiçi talep nedeniyle ihracat faaliyetlerini artırması ve özellikle Güneydoğu Asya’ya rekabetçi PVC teklifleri vermesi yatıyor. Güneydoğu Asya’da, Çin malı PVC K67 teklifleri geçen haftaya kıyasla 40-50$/ton civarında düşmüş bulunuyor. Etilen bazlı PVC piyasasında, bu hafta CIF Güneydoğu Asya bazındaki fiyat aralığının alt sınırını 860$/tondan teklif edilen rekabetçi Çin malları oluşturdu.

 

Kağıt ve Kereste :

Yurtiçi kağıt fiyatları Şubat ayında ortalama %2.38’lik artışlar görülürken, yurtiçi üreticilerin satış fiyatlarını %6 ila %15 oranında artış ile açıkladıkları görüldü. Global piyasalara baktığımızda; NIKKEI ve TOPIX Kağıt Hamuru & Kağıt endekslerinde Şubat ayında ortalama %9.14’lük azalışlar görülürken, bu düşüşlerin devam etmesi durumunda Mart ayı sonrlarında yurtiçi fiyatlarında düşüşler görülebilir. EGE Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından yapılan açıklamalara göre; Türkiye’de kağıdın ham maddesi olan selüloz üretimi yetersiz. Bunun için de yine endüstriyel plantasyon alanlarının kurulması şart. Türkiye’deki kağıt geri dönüşüm sanayisinin yılda 4.5 milyon ton üretim kapasitesine ulaşmasına rağmen, yurtiçinde toplanan hurda kağıt tonajının bu ihtiyacı karşılamada yetersiz. Geri kazanılmış hurda kağıttan üretim yapan firmalar, artan hurda kağıt ihtiyacını ithalat yaparak karşılıyor. Geri kazanılmış kağıt veya karton döküntü, kırpıntı ve hurdaları ihracatının kayda bağlı malla listesine dahil edilmesi, bu olamıyorsa karışık kağıt atıklarla, geri dönüşüm için çok değerli olan birinci hamur kağıt ve kartonların ayrılması ve bu şekilde ihraç edilmesi yararlı olacaktır. Ekoloji Bakanlığı basın servisinden bildirildiğine göre 1 Şubat 2020 itibariyle, işlenmemiş orman ürünleri satışı elektronik müzayede şeklinde yürütülmesi için bir pilot proje başlatıldı. Hem Ukrayna vatandaşları hem de yabancılar açık artırmalara katılabilecektir.

 

Enerji ve Petrol :

Elektrik fiyatları çeyrek bazlı açıklandığı için Mart sonuna kadar sabit devam edecek. BOTAŞ’tan yapılan açıklamaya göre Mart ayında doğalgaz fiyatlarında da değişikliğe gidilmedi. Yurtiçi pompa fiyatları Şubat ayında motorin için %2,04’lük azalış gösterirken, Kurşunsuz Benzin fiyatları %1.35 oranında azaldı. Türk ve Rus heyetleri, doğalgazda fiyat indirimi ve 2021 yılında süresi dolacak toplam 8 milyar metreküp gazın ithalatına ilişkin anlaşma konusunda müzakereler yürütüyor. Türkiye’nin, Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi piyasa dinamiklerine duyarlı gaz piyasasına ve fiyat modellerine geçmeyi hedeflediği kaydedilirken; Bulgaristan’a doğalgaz temininde tekel konumundaki Rus enerji şirketi Gazprom’un, bu ülkeye sattığı gazın fiyatında yaklaşık %40 oranında indirime gittiği bildirildi. Global piyasalarda Ham Petrol fiyatları Şubat ayını %13.19’luk azalış ile kapatırken, Doğazgaz fiyatlarında da %8.53’lük azalış görüldü. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), bu yıla ilişkin petrol fiyatı tahminlerini aşağı yönlü revize etti. EIA’nın “Şubat 2020 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu”na göre, bu yıl Brent türü ham petrolün ortalama varil fiyatının 4 puan düşüş ile 61 dolar, Batı Teksas (WTI) tipi ham petrolün ortalama varil fiyatının da 4 puan düşüş ile 55,5 dolar olacağı öngörülüyor. Fiyat beklentilerindeki revizyonla ilgili olarak, Çin’deki koronavirüs salgını nedeniyle oluşan ekonomik büyüme endişelerine işaret edilirken, Çin’in petrol ithalatı ve küresel petrol tüketiminin bu yıl düşüş göstermesinin beklendiği vurgulandı. ABD’nin bu yıla ilişkin günlük ham petrol üretim beklentisi de 100 bin varil azaltıldı. Buna göre, ülkenin günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl 13,2 milyon varil seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Goldman Sachs Brent ve WTI petrol fiyat tahminini düşürdü. Kurum Çin’de ortaya çıkan ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüsün petrol talebine olumsuz etkisi nedeniyle Brent petrol ve WTI petrol için ilk çeyrek tahminlerini varil başına 10’ar dolar düşürerek 53 dolara çekti. Sonraki çeyrekler için tahminler ise sırasıyla 57, 60 ve 65 dolar oldu. Banka, petrol talebinde günlük düşüşün 4 milyon varili bulmuş olabileceğini düşünüyor. WTI petrol fiyat tahmini de ilk çeyrek için 48.50 dolara düşürüldü, sonraki çeyrek tahminleri 52.50, 55.50 ve 60.50 dolar oldu. Raporda Çin’de ve küresel petrol talebinde koronavirüs kaynaklı önemli bir talep düşüşü olduğu ve zamanlamasının belirsiz olduğu ifade edildi. OPEC + ülkelerinin petrol üretimini kesip kesmeyeceğine dair de yüksek belirsizlik olduğu da vurgulandı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı ülkeler, koronavirüs (Covid-19) salgınının yayılmasıyla küresel petrol talebinin zayıflaması ihtimalinin petrol fiyatlarını aşağı çekme riskine çare bulmak amacıyla Mart ayında Viyana’da toplanacak. OPEC’in ortak teknik komitesi, geçen ay virüsün yayılmaya başlamasının ardından günde 600 bin varil kesintiye gidilmesini önermişti. Financial Times, son olarak Suudi Arabistan’ın petrol üretiminde günde bir milyon varil kesintiye gidilmesini önereceğini yazmıştı. Uzmanlar, petrol politikalarında ittifak yapan Suudi Arabistan ve Rusya’nın tavrının petrol üretimi kesintisinin nasıl olacağı konusunda belirleyeceği olacağını düşünüyor. Rusya’nın petrol kesintisi konusunda farklı mesajlar gönderdiğini belirten uzmanlar, Rus lider Vladimir Putin’in petrol fiyatlarındaki son durumun Moskova için “kabul edilebilir” olduğu yolundaki açıklamasının ise toplantı öncesi kafaları karıştırdığına işaret ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı ise virüsünü yayılmasının ardından 2020 yılı için yaptığı bir tahminde günlük kesintinin 820 bin varil civarında olması gerektiğini bildirdi.

 

Döviz Kurları :

TCMB 28 Şubat 2020 kapanış verilerine göre, USD döviz satış kuru bazında %4.24’lik artış ile 6.2371 TL; EUR döviz satış kuru bazında %4.14’lük artış ile 6.8716 TL oldu. EUR/USD paritesi ise Şubat ayını %0.10’luk azalış ile 1.1017 değerinde kapatmış oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat tarihli Beklenti Anketine göre 2020 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 6.41 TL iken, bu anket döneminde 6.45 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 6.43 TL ve 6.51 TL olarak gerçekleşmiştir. Global tahminlere baktığımızda; Commerzbank Şubat ayı raporunda EUR/USD paritesini 2020’Q1, Q2, Q3, Q4 ve 2021’Q1 için sırasıyla 1.09, 1.06, 1.08, 1.10 ve 1.11 olarak tahmin ederken;  Citibank’ın Şubat ayı raporundaki tahmini 3 aylık dönemde 1.10, 6 aylık dönemde 1.16 ve uzun vadede 1.20 şeklide oldu.

 

Yurtiçi Fiyat  ve Maliyet Endeksleri :

TUİK verilerine göre, 2020 yılı Şubat ayı sonu itibariyle TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalaması bir önceki aya göre %0,42, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,02, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,81 olarak gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2020 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,48, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,33, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,26 ve on iki aylık ortalamalara göre %14,18 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında %12,26, imalatta %8,52, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %19,24, su temininde %5,27 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında %6,46, dayanıklı tüketim malında %10,40, dayanıksız tüketim malında %12,77, enerjide %12,34, sermaye malında %9,55 artış olarak gerçekleşti. Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında %1,44, imalatta %0,66 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %2,38, su temininde %0,07 azalış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında %1,29, dayanıklı tüketim malında %1,30, dayanıksız tüketim malında %0,94 artış, enerjide %4,17 azalış, sermaye malında ise %0,93 artış olarak gerçekleşti. Yıllık en düşük artış; %0,14 ile kağıt ve kağıt ürünleri, %1,48 ile giyim eşyası, %1,52 ile kömür ve linyit olarak gerçekleşti. Buna karşılık tütün ürünleri %51,88, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları %20,05, metal cevherleri %19,96 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu. Aylık en fazla azalış; %8,96 ile kok ve rafine petrol ürünleri, %7,62 ile tütün ürünleri, %2,38 ile elektrik, gaz üretim ve dağıtımı olarak gerçekleşti. Buna karşılık metal cevherleri %3,36, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları %3,16, ana metaller %2,30 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

 

TÜSMOD Emtia Fiyat Endeksi | Commodity Price Index |YTD 2020’02 : Satinalma_TR_Fiyat_Endeks_YTD202002_M

 

Saygılarımızla,

TÜSMOD Yönetim Kurulu

Yorum yaz

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Choose your language »
× Size nasıl yardımcı olabiliriz | How can we help you? Available from 09:00 to 21:00